Körfez
Loading...

Basın

Roberto Pugliese

Il Piccolo

Gerçeğin Kaçınılmazlığı Perdede

Emre Yeksan’ın yönettiği Türk filmi Körfez’de hem sembolik hem de fiziksel bir zehirlenme tasvir ediliyor. Ülkesinde ve ardından Sorbonne’da sinema eğitimi görmüş olan Yeksan, Yılmaz Güney gibi ustaların başını çektiği, ülkenin en zorlu ve sıkıntılı dönemlerinden doğmuş sinema geleneğine layık bir isim olduğunu belli ediyor. Özel hayatında ve kariyerinde yaşadığı başarısızlıklar sonrasında memleketine dönen genç bir adamın gözünden, yönetmen son derece sembolik ama bir o kadar da net bir anlatım dili tercih ediyor. Genç adamın karşılaştığı durumlar, Türk halkının etraflarında olan biten her şeye karşı büyük kayıtsızlığına ve yanıltıcı bir “her şey yolunda” algısına işaret ediyor. Öyle ki detaylarını bilmediğimiz bir deniz kazası sonucu oluşan doğa felaketine bile dikkate değer bir tepki göstermiyorlar. Genç adamın hayali bir cennete sığınmaktan başka çaresi kalmıyor. Eliptik bir finalde, daha iyi bir hayat arzusu ve demokrasinin sadece hayal olduğu bir ülkenin gerçekleri arasındaki mesafe şiirsel bir dille perdeye taşınıyor.